watermark logo

Kedilerin davranışları ne anlatıyor? | Hayvanlar Alemi | Aklında olsun

0 Views
Cevdet
Cevdet
27 Jun 2020

Kediler… Uzaylı mı dünyalı mı bir türlü karar verilemeyen, zaman zaman hırçın kimi zamansa pamuk şekeri gibi tatlı, ah o kediler!
Bir kedi, takım elbise giyip dünyayı ele geçirmeye kalksaydı ne olurdu? Kuşkusuz önünde diz çöker, krallığını kabul ederdik! E insan nüfusunun yaklaşık %67’sinin en az 1 kedi sahiplendiği biliniyor. Hiç de az bir yüzdelik payı değil; sokakta gördüğün her 10 insandan 6’sı bir kedi sahibi!

Peki bu güzel canlılar; boş bir duvara saatlerce bakmalarıyla, kendi gölgelerinden korkmalarıyla, hem cinslerine komplo kurmalarıyla, gecenin bir körü evin altını üstüne getirmeleriyle, kötü anlarında yanından bir saniye bile ayrılmayışlarıyla sence de bir şeyler anlatmak istemiyorlar mı? Dili olsa da konuşsa dediğimiz bu tatlı hayvanların iletişimini çözmek çok zor! Ancak çalıştık, didindik ve kedi dili konuşamasak da kedi davranışları hakkında çok ilginç bilgilere ulaştık! Bakalım o garip davranışlarının altında neler yatıyormuş!

İşte, kedi camiasının en garip hareketlerinden biri: kuyruğunu bacaklarının arasına alıp hareketsiz bir şekilde durmak... Bir benzerini köpek dostlarımızda da görebileceğin bu hareket aslında, bulundukları ortama yabancı birinin gelmesiyle onu tanıma içgüdüsü içinde olduklarını gösteriyor. Yani koskoca kedi, senden korkacak değil ya! Belli ki dikkatini çektin, bir kenara çekil ve bekle, çünkü birazdan yanına gelip ayaklarının etrafında dolaşacak. Bu seni tanımak ve kokunu iyice öğrenmek istediği anlamına geliyor. Ama eğer ki o an sana tıslar ya da duvara sürtünüp bakışlarını üzerine dikerse; senden hiç hoşlanmadığı anlamına gelir.

Havada bir soru işareti gibi kaskatı duran kedi kuyruğu ise bambaşka bir anlama taşımakta… Bu onun “şu an seninle arkadaş olabilirim, sorun yok” demesinin en karakteristik yolu. Yahu sen Marlon Brando musun? O kuyruğun hali, o bakışlarının içinde yatan derin anlam ne öyle!

Bütün gün o toplantıdan bu toplantıya koşup bir de üstüne trafik çektikten sonra yorgun argın eve geldin. Kapıyı açar açmaz hızlı ama gayet sakin adımlarla kuyruğunu dik tutup sana doğru yaklaşan kedi dostun karşılıyor seni. Bu onun “nerede kaldın, bütün gün aç aç yattım salonda, haydi oyalanma da bana mama ver” deme şekli. Amaç sen değilsin yani, kedinin karnı acıkmış sadece…

Asil kedi hareketlerinden bir diğeri de kuyruğun havada ve tüylerin kabarık olması. Bu tam olarak şu demek: “Şu an aşırı gerginim, sakın beni gerecek başka bir hareket yapayım deme”. Eğer ki onu sinirlendiren sensen ve bunu abartılı bir şekilde yapmışsan minik minik tıslayabilir ya da duvara sırtını vererek kendini iyice şişirebilir. Bu durumda yapman gereken tek şey onun menzilinden çıkıp sakinleştikten sonra sana geleceği anı beklemek…

Şayet kediler, kuyruklarını aşağıda tutup sırtlarını kabartırlarsa bu bir şeyden korktukları ya da gerildikleri anlamına gelir. Bunun tam zıttı olarak kuyrukları yerde ve sağa sola tik tak sallanıyorsa sana “beni sevdiğini biliyorum” mesajı vermektedir. O an dayanamayarak bir çırpıda kediyi kucağına alıp sıkıştıra sıkıştıra öpebileceğini sanırsın ama… DİKKAT! Onun bir kedi olduğunu unutma! Evet senin onu sevdiğini anlamış olabilir ancak yine de bu, o izin vermediği sürece gerçekleşemez!

İşte geldik tüm kedi popülasyonunu göbeklerinden, yanaklarından ısırmak istediğin, karşısında “ay yok böyle tatlılık” diye bas bas bağırdığın o meşhur harekete: ters yatıp göbeği açma pozisyonu! Bu duruş sadece, kedinin kendisini güvende hissettiği anlarda gerçekleşir. Aynı zamanda onu sevmek için sana izin verdiğinin de bir kanıtıdır! Bunu ancak özel olarak seçtiği ve gerçekten sevdiği kişilere yapar! Seni özel hissettiren bu yegâne anı mahvetmeden, onu istediği süre boyunca sev… Fazla uzatma yoksa kim olursan ol yersin tokadı!

Aslında insanların el kol hareketleri, mimik değişimleri ve ani tepkileri, kedilerde ses ve titreşim olarak kendini gösterir. Yani nasıl ki bizler ağızla, kollarla, bakışlarla iletişim kuruyorsak, kediler de tehlikelere karşı korunma içgüdüsü sebebiyle ses ve titreşimlerle iletişim kuruyor. İnsanlığın var oluşundan beri yanında olan bu canlılardan çıkan her bir ses “ben buradayım” anlamına gelirken, her bir titreşim “bunu hisset” mesajı vermeye çalışıyor. Evet kedilerin dilini çözemeyiz ama biraz uğraşırsak titreşimlerini ve hislerini anlayabiliriz belki.
Ha… bir de davranışlarını bir türlü anlayamadığımız öyle kediler var ki…

Aklında Olsun; dünya tatlısı kedi dostlarımızı satın almak yerine onları sahiplenmeyi ya da sahiplendirmeyi unutma! Günün sonunda ne bu dünya ne de uzay, evren ve yıldızlar bize kalacak. Doğanın hiçbir parçası sana, bana, ona ait değil. Dolayısıyla da hiçbir kedi, köpek, kuş ya da balık parayla satın alınamaz!

#aklındaolsun

Show more

Up next



0 Comments Sort By

No comments found

Facebook Comments